top of page

Yeşil İK: Şirketlerde Sürdürülebilirlik ve İş Yönetimi Stratejileri

Güncelleme tarihi: 12 May 2023




Geçtiğimiz birkaç yıllık süreçte, sürdürülebilirlik bilincinin gelişmesi ve şirketlerin sosyal sorumluluk çalışmalarının yaygınlaşması ile birlikte, dünya genelinde çoğu şirket çevre dostu uygulamalar benimsemeye başlamıştır. Ancak sürdürülebilir ve çevre dostu bir şirket olmak için, sadece üretim sürecinde çevreye zarar vermeyen bir politika izlemek yeterli olmamaktadır. Şirketin İK departmanı da dahil olmak üzere diğer tüm kollarındaki işlerin de bu bilinçle yürütülmesi önem arz ediyor. Bu noktada, çevre dostu iş yönetimi olarak tanımlayabileceğimiz “Yeşil İK” kavramı karşımıza çıkıyor. Yeşil İK uygulamalarının örneklerine çoğunlukla yurtdışı şirketlerde rastlasak da, bu kavram Türkiye’de de bazı uygulama alanlarına dahil olmuştur. Bu yazımızda, Yeşil İK'nın uygulama alanlarından ve faydalarından bahsederek, bazı şirketlerin Yeşil İK uygulamalarına değineceğiz.



Yeşil İK Nedir?


Yeşil İnsan Kaynakları (Yeşil İK) terimi, iş dünyasında çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik konularının özellikle son yıllarda daha fazla önem kazanması ile birlikte sıkça kullanılan bir kavram haline gelmiştir.

Yeşil İK, çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik hedeflerini göz önünde bulundurarak insan kaynakları yönetimi uygulamalarının geliştirilmesini ve uygulanmasını amaçlayan bir yaklaşımdır.

Şirketler, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma yolunda insan kaynakları politikalarını değiştirmeleri gerektiğinin farkına vardıkça bu kavram hayatımıza daha çok dahil olmaya başlamıştır. Yeşil İK, çalışanların performans değerlendirmelerinin yanı sıra, şirketlerin çevresel ve sosyal sorumluluklarını da göz önünde bulundurarak iş stratejileri belirlemelerini sağlayan bir yönetim yaklaşımıdır. Bu yaklaşıma göre çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik politikaları ile iş stratejileri ayrılmaz bir bütün olarak ele alınmalıdır.

Bu yaklaşımda şirketler sadece kâr elde etmeye değil, aynı zamanda doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı, karbon emisyonlarının azaltılması ve sosyal sorumlulukların yerine getirilmesi gibi konulara odaklanmaktadır.

Bu bağlamda Yeşil İK kısaca “çevre dostu iş yönetimi” olarak tanımlanabilir. Çevre dostu ve sürdürülebilir politikalar benimseyen şirketler aynı zamanda çalışanların da bu doğrultuda hareket etmelerini sağlamayı hedeflemektedir.



Yeşil İK'nın Faydaları


Yeşil İK uygulamaları, şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmakla birlikte, çalışanlar arasında da daha yüksek bir memnuniyet seviyesi ve iş tatmini sağlamaktadır.

Çevre dostu bir insan kaynakları politikası, işveren markasını güçlendirmeye ve işletmelerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarını sağlayacak bir kültür yaratmalarına yardımcı olabilir.

Şirketler çevresel ve sosyal sorumluluklarını yerine getirdikleri için toplumda daha saygın bir konuma sahip olurlar. Ayrıca, Yeşil İK uygulamaları sayesinde enerji, su ve atık gibi kaynakların verimli kullanımı sağlanarak, işletme maliyetleri düşürülebilir. Bunun yanı sıra, Yeşil İK uygulamaları, çalışanların motivasyonunu artırarak, şirket içi iletişim ve takım çalışmasını da geliştirir.

Yeşil İK uygulamalarının sadece çevre için değil, aynı zamanda işletme için de faydaları bulunmaktadır. Bu nedenle, Yeşil İK kavramı, günümüzde iş dünyasında giderek daha fazla ilgi görmekte ve uygulanmaktadır. Yeşil İK, şirketlerin çevresel ve sosyal sorumluluklarını yerine getirmelerini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda işletme maliyetlerini düşürerek rekabet avantajı sağlamalarına yardımcı olur. Yeşil İK uygulamaları, çalışanların refahını artırarak, şirket içi iletişim ve takım çalışmasını da geliştirir.



Dünden Bugüne Yeşil İK


Yeşil İK kavramı, ilk olarak 1980'lerde ortaya çıkmış ve 1990'larda çevresel ve sosyal sürdürülebilirliği ele almak için insan kaynakları yönetimi uygulamalarının geliştirilmesiyle birlikte yaygınlaşmıştır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında, sanayileşmenin hızla artması ile doğal kaynaklar tükenmeye ve çevre kirliliği artmaya başlamıştır. Bu durum çevresel sürdürülebilirliğin önemini arttırarak, iş dünyasında da şirketlerin bu konuda sorumluluk almaya başlaması kritik bir unsur haline gelmiştir. Böylece sürdürülebilirlik politikaları benimseyen şirketler iş stratejilerini belirlerken sadece kâr elde etmek yerine, toplumsal fayda ve çevresel sürdürülebilirlik gibi faktörleri de göz önünde bulundurmaya ve çalışanlarına bu bakış açısını aşılamaya başlamıştır. Yeşil İK kapsamında; işe alım, eğitim ve geliştirme, performans değerlendirme ve ödüllendirme gibi insan kaynakları yönetimi uygulamaları, çevresel ve sosyal faktörler dikkate alınarak tasarlanmaya başlamıştır.

Türkiye'de Yeşil İK, dünya genelinde olduğu gibi çevre sorunlarının artması ve sosyal sorumlulukların önem kazanması ile birlikte, özellikle son yıllarda gündeme gelen bir konu olmuştur. Ancak bu kavram Türkiye'de henüz tam olarak benimsenmemiş ve yaygınlaşmamıştır.

Yeşil İK konusunda Türkiye'deki şirketler, genellikle yasal düzenlemelerin getirdiği çevresel ve sosyal sorumluluklara uymayı amaçlayan adımlar atmaktadırlar. Çevresel ve sosyal sorumluluklar hakkında daha fazla farkındalık yaratılması ve şirketlerin bu amaç doğrultusunda eğitilmesi gerekmektedir.



Yeşil İK Nasıl Uygulanır?


Yeşil İK uygulamaları, işe alım sürecinde çevresel ve sosyal değerleri göz önünde bulundurarak adayları seçmekten, çalışanların eğitimine kadar birçok alanda kullanılabilir. Bu uygulamalar genel anlamıyla şirketlerin çevresel ve sosyal sorumluluklarını yerine getirme noktasında çalışanların da bu konulara katkı sağlamalarına yöneliktir. Çalışanların farkındalık kazanması ve bu farkındalıkla hareket etmesi için bu bağlamdaki stratejiler çalışanların da aktif olarak katılımını sağlayacak şekilde tasarlanmalıdır.


Yeşil İK uygulamaları arasında, çalışanların çevre konularında farkındalık kazanmalarını sağlamak için eğitimler verilmesi, atıkların azaltılması ve geri dönüşümün teşvik edilmesi, enerji ve su tasarrufu sağlayacak önlemler alınması, sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi gibi konular yer almaktadır. Yeşil İK uygulamaları arasında aşağıdaki örnekler yer alabilir:

Çevresel Etki Analizi: Şirketler, faaliyetlerinin ve uygulamalarının çevresel etkisini belirlemek ve azaltmak için bir çevresel etki analizi yapabilir. Bu analizin sonuçlarına göre zararları azaltmaya yönelik Yeşil İK uygulamaları için bir yol çizilebilir.


Yeşil İK Stratejisi Belirleme: Yeşil İK stratejileri, şirketin çevresel ve sosyal sorumluluk hedeflerine ulaşmak ve eğer var ise mevcuttaki zararları minimuma indirmek için yapacağı değişiklikleri içerir. Bu stratejiler; işe alım, eğitim, çalışan refahı gibi insan kaynakları uygulamalarını içerir.


İşe Alım Sürecinde Yeşil İK: Şirketler işe alım sürecinde Yeşil İK stratejilerini uygulayarak, çevresel ve sosyal sorumluluk bilinci olan adayları tercih edebilirler. Mülakatlarda adaylara bu konular çerçevesinde sorular yöneltilebilir. Aynı zamanda işe alım sürecinde dijital teknolojilerin kullanılması sayesinde kağıt kullanımının azaltılması gibi, atık çıkaran uygulamalar yerine çevre bilinciyle uyumlu dijital yöntemler tercih edilebilir.


Eğitim ve Gelişim: Şirketler, çalışanların çevre bilinci ve sürdürülebilirlik konusunda farkındalığını artırmak için eğitim ve gelişim programları düzenleyebilir, çalışanlarına çevre dostu uygulamalar hakkında eğitimler vererek ve farkındalık yaratıcı kampanyalar düzenleyerek onları bu konuda bilgilendirebilirler. Böylece çalışanlar hem iş yerinde hem de kişisel hayatlarında daha çevre dostu davranışlar sergilemeye başlayabilirler.


Çalışan Refahı ve Çevre Dostu Uygulamalar: Şirketler, çalışanların refahını artırmak ve çevre dostu uygulamaları teşvik etmek için çeşitli uygulamalar gerçekleştirebilirler. Bu uygulamalar arasında geri dönüşüm programları, enerji verimliliği ve çevre dostu taşımacılık seçenekleri gibi uygulamalar yer alabilir. Şirketler, enerji verimliliği sağlayacak teknolojik çözümler benimseyerek enerji tüketimini azaltabilirler. Bunun yanı sıra, ofislerde kullanılan aydınlatma ve ısıtma sistemleri gibi konularda da çevre dostu alternatifler tercih edilebilir. Aynı zamanda geri dönüşüm uygulamaları sayesinde atıklarını azaltabilirler. Bu uygulamaları iş yerinde bir kültür haline getirmek, çalışanların da katılımını artırarak çevre dostu bir şirket olma yolunda faydalı olabilir. Şirketler, telekomünikasyon teknolojilerini benimseyerek seyahat ihtiyacını azaltabilirler. Örneğin, uzaktan çalışma sisteminin benimsenmesi çevre dostu bir yaklaşım olmakla birlikte şirket için maliyet tasarrufu da sağlayabilir.


Performans Değerlendirme ve Raporlama: Şirketler, Yeşil İK stratejilerinin etkinliğini değerlendirmek ve sürdürülebilirlik performanslarını raporlamak için ölçütler belirleyebilirler. Bu değerlendirmeler çalışanların bireysel olarak sürdürülebilirlik performansını değerlendirmek için de kullanılabilir. Değerlendirmelerin sonucunda oluşacak raporlar, şirketin çevresel ve sosyal konulardaki etkinliğini görmeye yardımcı olabilir.



Bazı Şirketlerin Yeşil İK Uygulamaları


Birçok şirket, Yeşil İK uygulamaları yoluyla sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmaktadır. Örneğin, Patagonia, sürdürülebilirlik konusunda öncü şirketlerden biridir. Şirket, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için insan kaynakları politikalarını çevre dostu bir şekilde tasarlamaktadır. Çalışanların bisikletle işe gelmelerini teşvik etmek ve yenilenebilir enerji kullanımını artırmak gibi sürdürülebilirlik hedeflerine katkıda bulunmalarını sağlayacak uygulamalar hayata geçirilmiştir. Şirket, çevreye zarar veren faaliyetlerden kaçınarak, doğal kaynakları koruyacak ürünler geliştirmeye odaklanmaktadır. Ayrıca, şirket çalışanlarına da çevresel farkındalık eğitimleri vermektedir. Unilever, çevresel ve sosyal sürdürülebilirliği yönetim süreçlerine dahil etmek için Yeşil İK uygulamaları geliştiren şirketlerden biridir. Şirket, tedarik zinciri yönetiminde çevresel ve sosyal faktörleri dikkate almakta ve çalışanlarının sürdürülebilirlik hedeflerine katkıda bulunmalarını teşvik etmektedir. Bir başka örnek olarak Google, 2007 yılında başlattığı yeşil enerji programı kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Ayrıca, şirketin veri merkezleri ve ofisleri, enerji verimliliğini artırmak için tasarlanmıştır. Garanti BBVA, Türkiye'de sürdürülebilirlik çalışmalarına en çok önem veren firmalardan biri olarak, şirket için belirlediği sürdürülebilir yaşam ilkeleriyle finans sektöründe çevresel ve sosyal sorumluluklar kapsamında öncü niteliğindedir. Aynı zamanda, WWF’in yeşil ofis standartlarını benimseyerek ve tüm şubelerine "Sürdürülebilirlik Temsilcileri" atayarak, kaynak tüketimini azaltmaya ve iklim krizinin önüne geçmeye yönelik politikalar benimsemiştir. Anadolu Efes de kendi sektöründe yeşil ofis olmaya hak kazanan ilk şirket olmuştur. Şirket, ofislerinde tek kullanımlık plastik tüketimine son vermek, kâğıt kullanımını azaltmak, toner tasarrufu sağlamak gibi atık yönetimi ve geri dönüşüm politikaları izlemektedir.



Yeşil İK uygulamalarının benimsenmesi, sürdürülebilir bir iş dünyası için önemli bir adımdır. keİKen Danışmanlık olarak, çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik konularına önem veriyor ve çalışma prensiplerimizi buna göre şekillendiriyoruz. Yeşil İK uygulamalarının Türkiye'de daha yaygın hale gelmesinin gezegenimiz için oluşturacağı olumlu etkilere inanıyoruz. Siz de şirketiniz için Yeşil İK stratejileri belirlemek, şirketinize bir yol haritası çıkarmak, konu hakkında destek almak isterseniz bizimle iletişime geçebilirsiniz.










Kaynaklar:
























93 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page